Haritacılık tarihi, insanların coğrafi bilgileri kaydetme, haritalama ve yön bulma ihtiyacıyla başlamıştır. İlk haritalar, Mezopotamya’da MÖ 3. binyılda çivi yazısı ile yapılmış olup, taş tabletler üzerine çizilen bu haritalar erken haritacılığın örneklerindendir. Antik Yunan’da, özellikle Hipparchos ve Ptolemaios gibi bilim insanları, haritacılıkla ilgili önemli teoriler geliştirmiştir. Ptolemaios, coğrafi bilgileri sistematik bir şekilde düzenleyip dünya haritası önerileri sunmuştur.

Orta Çağ’da, haritacılık daha çok dini odaklı olup, Ortaçağ haritaları genellikle Hristiyan dünyanın sınırlarını gösteriyordu. Keşifler Çağı’nda ise denizcilerin yeni kıtalar ve yollar keşfetmesiyle haritacılık büyük bir hız kazanmıştır. 16. ve 17. yüzyıllarda harita yapımı daha bilimsel bir temele oturmuş ve modern haritacılığın temelleri atılmıştır. Günümüzde, harita yapma teknikleri çok daha gelişmiş olup, dijital haritalama ve uydu görüntüleri gibi yeni teknolojilerle daha hassas ve kapsamlı haritalar üretilmektedir.